Anksiyete, kişinin tehdit, belirsizlik ya da olası bir tehlike karşısında yaşadığı yoğun kaygı ve endişe halidir. Aslında belli düzeyde kaygı insan yaşamının doğal bir parçasıdır. Tehlikelere karşı dikkatli olmayı ve önlem almayı sağlayabilir. Ancak bu kaygı çok yoğun, sık ve kontrol edilmesi zor hale geldiğinde bir sorun oluşturmaya başlayabilir. Anksiyete yaşayan kişi sürekli kötü bir şey olacakmış gibi hissedebilir. Zihni olumsuz ihtimallerle meşgul olabilir. En küçük belirsizlikler bile büyük bir tehdit gibi algılanabilir. Bu durum kişinin günlük yaşamını zorlaştırabilir. İş hayatı, sosyal ilişkiler ve aile yaşamı bu durumdan etkilenebilir. Anksiyete sadece zihinsel bir durum değildir, bedensel belirtiler de oluşturabilir. Çarpıntı, nefes darlığı, terleme, titreme ve mide rahatsızlıkları bunlardan bazılarıdır. Kişi kendini sürekli gergin ve tetikte hissedebilir. Gevşemekte zorlanabilir. Dikkatini toplamakta güçlük yaşayabilir. Uyku düzeni bozulabilir. Bazı kişilerde sürekli kuruntu, bazı kişilerde kaçınma davranışları ön planda olabilir. Anksiyete bazen belirli bir duruma bağlı ortaya çıkabilir, bazen de daha yaygın bir hale gelebilir. Uzun sürdüğünde kişinin yaşam kalitesini belirgin biçimde düşürebilir. Bu durum bir zayıflık ya da kişilik kusuru değildir. Gerekli durumlarda psikoterapi, yaşam düzenlemeleri ve bazen ilaç tedavisi ile kontrol altına alınabilir.
1 dk okuma